mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2016 Cuma

Başarı


Direksiyonda biz olsak da, her zaman elimizde mi ki her şey?!..  Yol ve yol arkadaşlarının kalitesi  ve ayağımıza takılan taşların büyüklüğü de önemli tabi. Biraz da talihin iyi olmalı ki...

Eğer her şeye rağmen mutlu olabiliyorsak,  yani gerçekten mutluysak, yasaklanmamışsak mutluluğa; yürekten gülebiliyorsak, vicdan duvarına çarpmadıysa yaptıklarımız, başarılıyız demektir. Zira hayatta en büyük başarı mutluluktur bence, huzurdur, göçüp giderken son nefesi rahat verebilmektir başarı... 

"Başarı: Çok ve sık gülmek, çocukların sevgisini ve akıllı insanların saygısını kazanmak, içtenlikli eleştirilerin kıymetini anlamak, kötü arkadaşların yoldan çıkma girişimlerine dayanabilmek, güzeli anlamak, başkalarında en iyiyi bulmak, sağlıklı bir çocukla güzel bir bahçe ya da saygın bir sosyal durumla biraz daha iyi bir dünya bırakabilmek, HATTA BİR TEK KİŞİ BİLE OLSA, BİRİLERİNİN SİZ YAŞADIĞINIZ İÇİN DAHA RAHAT NEFES ALDIĞINI ÖĞRENMEKTİR." 
                                                                                                                
                                                                                                                             Ralph Waldo Emerson

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Annelik


Her şeyin fazlası zarardır tek bir şey hariç. O da sevgi... Anneyle evlat arasındaki sevgi, bir annenin yavrusuna verebildiği en değerli şey...

18 Mart 2016 Cuma

Umut

Gökyüzü yıldızsız bu gece
Eşini kaybeden çılgın kuşlar
Çatılarda ötüşmekte çaresiz
 Ay bile ışıksız bu gece

Olsun!
Dilediği kadar kararsın gece
Nasılsa sabahla kucaklaşacak
Kifayetsiz kalacak karanlık
Kaçış yok ışıktan
Sabahsız doğar mı ki gün
Güneşsiz döner mi ki dünya
Kaçış yok mutluluktan

Sabahlara daya sırtını
Bırak dönsün ışığına
Bak, bir kapı var önünde
Meleğin bekliyor umutla

Yeter ki 
Onu orada öksüz koma

11 Mart 2016 Cuma

Nefes Almak / Ziya Osman Saba



"Nefes almak, içten içe, derin derin
Taze, ılık, serin
Duymak havayı bağrında"

Hayatı, basit ve sıradan görüneni fark eder Ziya Osman Saba, nefes almanın anlamını, yaşamın asıl gerçeğini... Yaşama sevinci var dizelerde. Nefes almak mutluluktur şair için. Mutluluksa doğayı, sevdiklerini kucaklamaktır her daim. Nefes almak, her sabah uyanmaktır ağaran güne karşı, kırlarda bir pazar tatilidir ya da sevdiklerinin nefesine karışmaktır. Nefes almak, birbirinden değerli her nefesin kıymetini bilmektir belki de.

"Nefes almak, her sabah uyanıp
Ağaran güne pencereden açık
Bir ağaç gölgesinde, bir su kenarında

Üstünde gökyüzü, ufuklara karşı
Senin her yer: Caddeler, meydan, çarşı...
Kardeşim, nefes alıyorsun ya!

Koklar gibi maviliği, rüzgarı öper gibi
Kana kana, doya doya...

Ziya Osman Saba, şiirlerinden anladığımız kadarıyla, içe dönük ama kendi kendine yeten biri, oldukça da alçak gönüllü. Hayatın farkındalığını dizelere yansıtmış bir şair. Meydana atılmayan, gümbür gümbür bağırmayan ama mutluluğu ve hayatın anlamını ayrıntılarda bulmuş bir şahsiyet. Benliğinde gururu ve gereksiz kavgayı yok etmeyi başardığı da apaçık şiirlerinde. Kendi halinde ve kocaman bir yüreğe sahip kanımca.

"Nefes almak, iş bitince
Çoluk çocuğunla, artık bütün gece
Nefesin nefeslerine karışmış

Yatakta rahat, unutmuş, uykulu
Yanında karına uzatıp bir kolu
Nefes almak"

Şairin ruhu kadar şiirinin yapısı da gösterişten uzaktır. Zira şair, dışı önemsemez, ona göre önemli olan içtir. Saf, duru ve yalın sevgiyi anlar hayattan ve dizelere aktarır aynı sadelikle. Ona göre nefes almak, ailede filizlenen sevginin ürüdür. Onun bütün şiirlerinde ev, anne-baba, çocukluk özlemi ve sevgi vardır. Onun bu duyguları en güzel mutluluğun mutlu bir ailede yaşanacağını gözler önüne seren şiirlerde dile gelir. Beyaz Ev şiirinde olduğu gibi:

"Hep geçireceğiz içimizden
Hayat beraber, ölüm beraber"

Ziya Osman Saba'nın üslubunda mecazlar, benzetmeler pek görülmez. Dedim ya, ruhu gibi sadedir şiirleri. Varlığı, doğayı ve yaşamı olduğu gibi aktarmaktan hoşlanır. Sanatsız ve dümdüz... Şiirlerinde güzelliği yaratan gerçek unsur anlattıklarıdır. Gözle görünür, elle tutulur ve sevgi sıcaklığında dünyalar kurar dizeler boyunca. Beyaz Ev'de mutluluğun unsurlarını sakin sakin, adeta okşar gibi sıralar. Sıradan bir ev, sıradan bir yaşam, sevginin ışığıyla parlar. Hayatı güzel kılan yaşanılan yer değil, orada yaşayanların sıcaklığı ve sevgisidir.

"Kapıyı ittiğimde çalacak bir çıngırak
...
Ah, bütün bir ömür bırakmayacağım el
Okşayacağım saç, dinleyeceğim ses
Bakmakla doymayacağım yüz
Açık pancurlardan o gün dolacak gündüz
O günkü hava
Bir kapıyı açman, dolaşman sofada"

Mutlu, huzurlu yaşamayı çokça önemser şair ve asıl mutluluğun küçük şeylerde olduğunun da bilincindedir. Kapıyı sevgiyle açan bir eş mesela ve sıcak bir yuva...



23 Ocak 2016 Cumartesi

Horatius( MÖ: 65/8) / Carpe Diem


"Carpe diem, quam minimun credula postero"


"Bilge ol, süz şarabı damla damla
Bu kısa ömürde bel bağlama boş umutlara
Daha biz konuşurken bile
Geçip gitmiş olacak kıskanç zaman
Yaşa doya doya gününü
Olabildiğince az güven yarınına!"  

19 Aralık 2015 Cumartesi

Küçük Mutluluklar

Güneşi Doğuran Işık


Hiç durmadan başkalaşan bir dünyada, ummadığın bir anda yaşadığın  küçük anları yakala ve evrenin sunduklarına teşekkür et! Tekrarı ve benzeri olmayan o küçük anlardan bir dünya yarat! Çek çıkar, koca bir ömrün içinden tek tük mutlulukları, baş tacı yap, oturt en nadide köşeye!...

İşte o anlar, sunulan büyük mutluluk fırsatları, unutma! Her şey, beyninin içinde... Açıp bak bir derinliklerine, hangi sandıkta neyi korumuşsun; incileri, mercanları diz yan yana, taşı toprağı, dikenleri koy bir tarafa... Hangisiyse seni en mutlu eden, hangisi küçük bir fırça darbesiyle rengarenk yaptıysa ruhunu, işte onu al eline, demli bir çay tadında ve  sımsıcak... Nazikçe tut onu, okşa ve silkele tozunu. Zira küçük sandığın şeyler, büyük mutluluğunun anahtarı aslında!...

Herkes çürük kapılar aralamış olabilir, herkes dikenli bir dala tutunmuştur zamanında. Sen de o "herkes"ten birisin sadece. Ruhun olgun bir meyveye dönerken deneyimler yaşadın işte. Koy bunları bir kenara, içlerinden sıyrılıp güneşini doğuran ışığı gör, onun vereceği mutluluğu yaşa! 

5 Ekim 2015 Pazartesi

Diliyorum...


"Sahip olduğun her şeyi takdir etmene yetecek kadar kayıp diliyorum." Aborjin Duası


Kayıplarımız büyüdükçe elimizdekilerin kıymetini bilmeyi öğreniyoruz galiba. Bu Aborjin duasında olduğu gibi, kayıplar dilemiyorum kimseye ama en azından bunu yaşayanlarla empati kurarak elimizdekilere daha sıkı sarılmak gerektiğini anlamayı diliyorum herkese? Büyük acılar yaşamadan da küçük mutlulukları içimizde büyütmek için Aborjin olmaya gerek yok. Etrafımıza bakmamız yeterli. Her şey belki de sahip olduklarımızın farkındalığında gizli.

Yatalak bir hasta için sağa sola dönebilmek belki de en büyük mutluluk, basit kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilmek, muhtaç olmadan, kapılara bakmadan yaşayabilmek... İsteklerimiz arttıkça mutsuzluklarımız da mı artıyor yoksa? İnanın bazı durumlarda yardım almadan tuvalet ihtiyacını gidermek bile büyük nimet. 

Küçük mutluluklar peşinde koşmak en büyük haz aslında. Bir ağacın altında oturup düşünmek mutlu ederken birini, çok yıldızlı bir otelde tatil yapamamak mutsuz eder bir diğerini; kimbilir belki de zaman zaman, Aborjin duasında olduğu gibi, sahip olunan her şeyi takdire yetecek kayıplar da gerekli!..

10 Eylül 2015 Perşembe

Git Bulut

 Git 

Git bulut sıkıldım senden
Bana başka gökyüzü
Başka şiir getir
Hüzünlü olmasın sakın
Yağmur da istemem
Karatma çehreni
Sıkıldım senden

9 Eylül 2015 Çarşamba

Masalların İçi Boş

Bu Masalı Anlatmayın Kimseye

 “Bir varmış,bir yokmuş/Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde/Deve tellal iken, pire berber iken/Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…”
diye başlamadı hiç bu masal.


Anlatılamadı dilden dile
Kutulara saklandı
İzbe köşelere gizlendi

11 Ağustos 2015 Salı

Kendini Bilmek / Deneme


"O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini; çocuktur,onu eğitin yetiştirin. 
O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini;cahildir,ondan uzak durun. 
O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini; uykudadır, onu uyandırın. 
O ki, biliyor ama biliyor bildiğini; bilge kişidir, onu izleyin.

Fars atasözü

Bir gün siz de büyüyeceksiniz, siz de…



Var olmak kendini tanımayla başlar, ne olduğunu ya da ne olmadığını bilmekle… Evrende yer kaplamak değildir var oluş. Olgunlaşmaktır alınan her nefeste, fark yaratmaktır, farklı olabilmek, düşünebilmektir aslında. Uyanmaktır gaflet uykularından. Ben kimim, niçin varım? diye sorgulamaktır, önce kendini, öz benliğini ve sonra da hayatı…

15 Temmuz 2015 Çarşamba

Mutlu Olmanın 5 Yolu




Mutlu olmanın 5 Yolu

             1. Spor yapın, eğer spor sevmiyorsanız, hareketli bir müzik açın, her gün bir saat çılgınca dans edin, hoplayıp zıplayın! Varsın deli desinler, siz devam edin! Bütün vücudunuzun çalıştığını ve stresinizin akıp gittiğini göreceksiniz. İnanın, o bir saat boyunca, ne ödenmemiş faturalar ne de sizi üzen dost bildikleriniz aklınıza gelecek. Sadece siz, müzik ve bedenin çılgınlığı…

10 Temmuz 2015 Cuma

Erich From / Sevginin ve Şiddetin Kaynağı

 Erich From

   
             Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Eric From’un diğer kitaplarında yer alan bazı düşünceleri geliştirmek amacıyla yazmıştır. Görüşlerini Freud’un kuramlarıyla da desteklemeye çalışır. Ortadoks bir Freud’çu olmadığını söylerken bir yandan da onun temel bulgularını geliştirerek kullandığını gösterir.  Kitapta Freud’un narsizm, ölüm içgüdüsü gibi bulgularının yeni bir görüş çerçevesinde anlam kazanacağını savunur.

9 Temmuz 2015 Perşembe

Deli Kızın Çeyizi


“Düşünmeden çıktı yola
 Yalpalaya yalpalaya”

           Bu kumaştan bir elbise çıkmazdı, biliyordu. Yine de evirdi çevirdi, çekti sündürdü. Olsun istedi, varsın az gelsin kumaşı, ille de dikecekti elbiseyi. Nafile çaba…

Taş Dile Gelirse

Z


Taş dile gelir mi?

“Sessizce ağıt yakıyor suya
Damla damla okşasın diye su”

21 Haziran 2015 Pazar

Dua



Duam Bu Benim

Oturup satırlara döktüm içimi
İnce bir de polo yaktım
Bir kupa dolusu kahve yarenliğinde
Hayaller döşedim sayfalara
Grisi olmasın istedim
Siyahsız da olsun o kardelen hayaller
Barış ve sevgi dünyasına açılan
Yeter artık çektiklerim

Araf'tan Çıkış / Şiir


Araf’tan Çıkış



Pamuk ipliğine bağlıydı hayat
Gidişler, dönüşler hep aynı
Ha koptu ha kopacak
Son nefesler verildi bir bir
Çırpınışlar bitti
Araf’ta kalan ruhlar
Yerlerini buldu sırayla
Dünyaya gelenler
Gitti ,kalmayı beceremeden

17 Haziran 2015 Çarşamba

Gülmek Bulaşıcıdır / Deneme

               

İnadına Gülmek




           Gülmek bulaşıcıdır, boş verin ağlamayı!.. Gülümseyin ki, yayılsın evrene mutluluk enerjisi. Kahkahalar atın, inadına hem de…

15 Haziran 2015 Pazartesi

Damla Çikolatalı Kek / Tarif

Çikolatalı Kek


               Kendinizi şımartmaya mı ihtiyaç duydunuz, stresiniz tavan mı yaptı? Akşam çayına damla çikolatalı minik kekler yapın. Çikolatanın vücuda yüklediği mutluluk hormonu ve lezzetli bir kek yapmanın keyfi sizi bir süre idare edecektir. Aman dikkat, mutlu oluyorum diye fazla da kaçırmayın! 

Arşiv

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *