sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2018 Salı

Eskici / Bedri Rahmi Eyüpoğlu



Eskiden yeterdim kendime

Artardım bile

Şimdi ne yapsam nafile! ...

Ve

Kim demiş 'can eskimez' diye
Bu can tedirgin tende
Can da eskimiş
Ben de..



24 Mayıs 2017 Çarşamba

Kitap ve Sanat / cirazsanat.com



“Bir insana bir kitap sattığın zaman, ona yalnız yarım kilo kağıt, mürekkep ve tutkal satmış olmazsın, ona tamamıyla yeni bir yaşam satmış olursun. Sevgi, dostluk, mizah ve geceleyin denizde dolaşan gemiler… Eğer o kitap gerçekten benim anladığım anlamda bir kitapsa, onun içinde bütün gökler ve yer vardır.”  

Christopher Morley

Yeni yaşamlara ilham olmak hevesiyle çıktık yola, okuma aşkı ve kitap sevgisiyle... Sahip olduğumuz en değerli alışkanlık, en güçlü bağımlılığımızdır okumak. Sürünün bir parçası olmak yerine, fark yaratmak isteyen herkesin yolu kitaplardan geçer. Biz, önce kendimizi anlamak için okuduk, sonra da hayatı… Ardından bu zengin hazineyi paylaşmak istedik herkesle. Bu amaçla da cirazsanat.com’u kurduk.

cirazsanat.com sadece bir kitap satış sitesi değil, kültür paylaşım sitesi olsun istedik. İçerikleri paylaşmanın yanı sıra, engin sanat dünyasına hep birlikte bir yelken açmayı hedefledik. Her kültür düzeyine uygun çeşitlilikte bir kütüphane, aslında bir sanat evi olma çabasıyla… Sanat ve kültür adına her şeyle buradayız. Dünyayı algılamak, yaşamın hikayesini paylaşmak, hissetmek, okumak ve okutmak amacıyla kısacası.

Çok okunan ve yeni çıkanlar kadar, değerini her çağda korumayı başarabilen, evrenselleşmiş, klasikleşmiş yerli ve yabancı tüm edebi eserlere de ulaşabilirsiniz cirazsanat.com’da. Amacımız, aradığınıza en kısa sürede ulaşarak zamandan tasarruf etmenizi sağlarken, güvenli alışverişin huzurunu da yaşatmak sizlere.


15 Nisan 2017 Cumartesi

Dünya Sanat Günü


"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir."

 M. Kemal Atatürk



Tüm sanat sevdalılarının Dünya Sanat Günü'nü kutluyoruz.

20 Haziran 2016 Pazartesi

Yaratıcı Düşünce


Edison küçük bir çocukken, bir gece annesi dayanılmaz sancılarla kıvranmaya başlar. Derhal doktor çağırılır ama zamanın koşulları da en az hastalık kadar acımasızdır. Doktor Edison'un annesinin derhal ameliyat edilmesi gerektiğini söyler, o günün koşullarında donanımlı bir hastaneye gidilse bile malum, elektrik henüz icat edilmediğinden, gece olduğu için gaz lambasıyla aydınlanan ortamın ameliyata uygun olmadığını söyler doktor. Çaresiz, sabahı bekleyeceklerdir. Bu durumda sizce Edison ne yaptı? Sabahı beklerken annesinin acısını hafifletecek bir şeyler mi yaptı? Yoksa küçük yaşına rağmen, çaresizliği reddedip çareler mi üretti?

Küçük Edison için ortada bir problem vardı ve çözüm bekliyordu. Ne de olsa problemler çözülmek içindir, değil mi!.. O da bir çözüm yolu bulacaktı.

31 Mayıs 2016 Salı

Yazmak


Dünyayı döndüren ne güç ne de para. O hala dönüyorsa, güneş her sabah doğuyorsa hala, sevgi dolu yüreklerin yüzü suyu hatırına... Yoksa bu kadar kirlenmişlikle boğulmaz mıydı dünya? 

27 Nisan 2016 Çarşamba

Söz ve Anlam Sanatları 4 / Kinaye ( Değinmece)


Bir sözcüğü şiirde gerçek anlamının dışında kullanırken sözün gerçek anlamını da hissettirme sanatıdır. Mecaz anlam ön plandadır ama gerçek anlam da dolaylı olarak kastedilmiştir. Yani kinaye, gerçeği mecaz yoluyla dolaylı söyleme şeklidir. Sözün gerçek anlamı şiire uygun görünse da asıl amaç, mecaz anlamı öne çıkarmaktır. Kısacası bir sözü bir başka sözle örtme sanatıdır.

"Kırıldı kanadım sebebi sensin
Uçamam gayrı dağlarına
Kapısı açıktı hanemim
İçeri gönlünce gir, bas bağrına
Konuk severdi bu yürek amma
Kara haber getiren
Yel oldun sen dağlarıma
Sımsıkı kapattın perdeleri
Kilit vurdun kapıma
Şimdi ayakların
Basar mı ki yere
Uçarı benliğinle karınca toprağına
Kor oldu can evim bil ki
Senin uğruna"

Şiirde pek çok sözcük hem gerçek hem mecaz anlamlıdır; ancak mecaz anlamlar ön plandadır, buna rağmen gerçek anlamını da hissettirir.


Akrostiş


Şiirde, her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okununca bir isim çıkacak şekilde düzenlemesi sanatıdır. Anlama değil de söze dayalı olan bu sanat Divan şiirinde de görülmektedir. Halk şiirinde de yine bu yolla yazılıp söylenmiş şiirlere rastlarız. Eski Yunan ve Roma dönemine ait bu söz oyunu sonradan Dünya şiirine yayılmıştır.

"Firkatin yaktı gökteki lambayı
Ağlamaktan kör oldu beyaz bulut
Kahrettikçe  döktü incilerini
İlk bakire, adı umut
Reyhan kokan dağlarda"

Daha çok lirizmi anlatan şiirlerde kullanılan bu söz sanatı, bilmece ve tekerlemeler de de karşımıza çıkar. Eski Yunan ve Roma şiirinden aldığımız akrostişin sanat değeri taşıması, dizelerin şiirselliğine bağlıdır. Zorlama ifadelerle kurulmuş akroştişler şiir değeri taşımaz.


Söz ve Anlam Sanatları 2 / İstiare


"Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol"
Yahya Kemal Beyatlı


İstiare, hem mecaz hem de benzetme sanatıdır. Herhangi bir şeyin çeşitli yönlerden benzediği başka bir şeyin adıyla anılması şeklinde yapılır. Yani sözcüğün gerçek anlamının dışında herhangi bir şeye ad olması gerekir ve kendi anlamıyla kullanılması olanaksızdır. İstiarede benzetme amacı da kesinlikle bulunmalıdır.

24 Mart 2016 Perşembe

Rahatı Kaçan Ağaç / Melih Cevdet Anday


"Ona bir kitap vereceğim
Rahatını kaçırmak için"

ilk kez 1946'da yayımlanan Rahatı Kaçan Ağaç'ın şairi Garip akımı üyelerindendir. Bu akımın kurucusu üç şairden biri. Orhan Veli, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet 1. Yeniler adıyla Garip şiirini ortaya çıkarmışlar ve eski şiire, ölçüye, kafiyeye, edebi sanata, kısacası geleneksel şiirdeki her şeye başkaldırmışlardır. 

3 Şubat 2016 Çarşamba

Düzyazı Türleri 6 / Tenkit

Düşünce yazılarından olan eleştiriler, sinema filmi, roman, piyes vb. eserleri inceleyen yazılardır. Bir sanat eserinin yapısını, dil ve anlatımını inceler, niteliklerini çözümleyerek olumlu ya da olumsuz yönlerini açıklar, değerli ve değersiz yanlarını gerekçeleriyle sunar bu  yazılar. Ele alınan eserin türüne ve eleştirmenin yaklaşımına göre çeşitlenirler. Bunlar tarihsel, toplumbilimsel, sanatçıya dönük, eleştirmene dönük ve esere dönük eleştirilerdir.

Divan Şiiri


Anadolu'da 13. yüzyılda başlayan ve 19. yüzyılın sonlarına kadar süren, kendine özgü kuralları olan bir şiir geleneği vardır. Bu şiir geleneği, Türkler islamiyeti kabul ettikten sonra, Arap ve İran edebiyatlarının etkisinde gelişerek oluşmuştur. 

Türk şairleri tarafından başlangıçta taklit edilen, sonraki dönemlerde daha üstün örneklerle devam eden Divan şiiri, yeni bir edebiyat anlayışı ve yeni bir dil olarak karşımıza çıkmıştır ve 6. yüzyıl boyunca varlığını sürdürebilmiştir.

10 Haziran 2015 Çarşamba

Rövanşı Yok / Deneme

Yaşam Oyunu


          Hepimiz birer oyuncuyuz yaşamda ve start verildi, hem de cenin konumundayken, doğmadan daha. Bu bir şans oyunu değil, doğru stratejilerle oynanan bir akıl oyunu belki. Hızlı ve dikkatli, ölçülü ve soğukkanlı olmamız gereken bir çeşit sınav belki de. Ya da bizler, yazılan senaryonun zorunlu oyuncularıyız aslında.

Arşiv

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *