Şairim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şairim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2019 Pazartesi

Mavim






Anımsıyorum
Ne vardı ortalıkta maviden başka
Sadece bir martı - o da maviyle beslenen -
Gördün mü demiştim kendi kendime
Mavilik de çocukluk gibi
Unutulmayacak hiç.

Edip Cansever


Renklerin şahı, rüyalarımın perisi mavi... Sadece bir renk değil, bir zenginlik aynı zamanda, umudun, yaşama sevincinin, hayalin, sevdanın zengini mavi...

Aman nazar değmesin diye diye her yere taşıdığımız, bunaldıkça başımızı göğe çevirip derin derin soluduğumuz, denizin beyaz köpükleri arasından bakıp en güneşli sabaha gülümsediğimiz  mavi...  

Mavim benim en derin umudum, hangi renge karıştırırsam karıştırayım, hiç gücenmeyen, hep umut yüklü resimler boyadığım mavi... Güven veren, huzurlu enerjisiyle dinginliğimin sahibi mavi...

Merhabayı esirgeyen herkese uzattığım sevgi çiçeğim mavi, mavim, en güzel rengim, sessizliğimin sesi mavi...

4 Şubat 2019 Pazartesi

Ömrüm





yine ak çağıl çağıl
ömrüm kara toprağa
pembenin en soluk yüzü
savurmadan beni karlara
ömrüm yine ak
çağıl çağıl kara toprağa

haine zalime inat
ömrüm dön kara toprağa
bak bağrını açmış bekliyor
dikensiz güller arasında
yine ak çağıl çağıl
ömrüm dön kara toprağa

20 Haziran 2018 Çarşamba

Unutursam Yok Olacak


bir kıvılcım 
bambu yapraklarının arasında
solgun, cılız parlamakta
 unutursam 
yok olacak biliyorum 
hatırlarsam 
yaşayacak bir süre daha
 ateş böceği misali 
bambu yaprakları arasında
 unutursam 
bir daha asla 
eskisi gibi olmayacak hiçbir şey
 ve bir kıvılcım
 parlamayacak bir daha
 sessiz ıssız düş dünyasında

2 Mart 2018 Cuma

Güller Açar Koynunda




An gelir
Yanağımı ıslatır acı sular 

An gelir
Güller açar koynunda

Dikenli de olsa fark etmez
O benim oldukça

Şimdi ben
Bahçıvanım bu hayatta

Adım sonsuz sevda…

20 Ocak 2018 Cumartesi

Mavi





Ben mavi
Fezadan süzüldüm yastığınıza
Umudun, ışığın rengi
Sarı sabrın ikiz kardeşi
Öylesine mavi
Göğün kumral mavisi
Denizlerin laciverti
Bulutların gri mavisi


Ben mavi
Huzurun göbek adı
Sevmeyi de bildim ölümüne
Nefreti de ciğerlerim soludu
Ömrümü tüketme heveslilerine

Ben mavi
En gerçek adım bu benim
Yalanın karasından uzak
Meleklerin nur mavisi

Ben mavi
Işığımı görene 
Masmavi umudun rengi
Yüreğimi taşla ezene 
Akrebin zehir mavisi
Ölümün rengi


17 Haziran 2017 Cumartesi

Bir Ekim Sabahında


Saksağan şarkılarında
Bir ekim sabahında

Hırsız bir kuş kondu yine balkona
Şenşakraklığına aldanma
Uzun kuyruğuna
Işıltılı tüylerinde yanan aleve
Kanma güzelliğine
Hırsız kuş bu saksağan
Alaca kargam sabah kuşum 

Şakrak şarkılarla, topladı
Yuvasına ne bulduysa
Yine bir ekim sabahında
...

2 Haziran 2017 Cuma

HANİ KUŞLAR ÖZGÜRDÜ



Hani kuşlar özgürdü baba?

Tarla kuşlarını gördüm yine

Hazin tarla kuşlarını

Yol kenarlarında

Tarla kuşları,hüzünlü,yorgun ve aç...


Hani kuşlar özgürdü baba?..

Yerdeki kuru ekmeği gagalayan kuş mu özgür

Yavrusuna bir tas çorba kaynatabilen anne mi? 

Hangisi daha özgür ki?

Akşam evine ekmek götürebilen baba mı?...


Hazin tarla kuşları,yol kenarında

Çöplük yığınlarında

Özgür tarla kuşları...

Sokak kuşları,sokak çocukları…

Aç,sahipsiz ve de yorgunlar

Hangisi daha özgür baba?


Hani kuşlar özgürdü?

Bir kanat çırpışıyla,

Hayaller ülkesine uçup giderlerdi hani?

Hani yürek kocamandı baba?

Dünya kocamandı hani?

Öyleyse niye aç tarla kuşları?

Yetmiyor mu büsbüyük dünyanın nimeti?

Çocuklara artıran olmamış mı?


Hani özgürdü kuşlar?

Sokak çocukları da mı özgürdü yoksa?

Çöpe atılan bir saatlik bebek,

Yuvaya terk edilen minik bir yürek!.

Sevgi yoksulu yalnız kalpler...

Öteki sıcak evinde

Çöpe atarken mi daha özgür 

Kuruyan ekmeği

Beriki çöpte yiyecek ararken mi?..

Söyle baba!

Açın halini bilmeyen zavallı tok insan mı?..

Hangisi daha özgür?

Söylesene

Biz özgür müyüz baba?

Çocuklar da özgür mü baba?

Alin’nin pabuçları yırtık

Su alıyormuş yağmurda

Makarna yemekten beyni gelişmiyormuş

Saman kafa diyorlar ona

Bir de Pırtık Ali derlermiş 

Okuldan sonra sokakta oynarken

Üstü başı yırtıkmış zira

Hep yarı çıplak

Zaten ev de soğukmuş

Yanmazmış sobaları

Söyle Ali özgür mü baba?

Tarla kuşları gibi

Açken ve de yoksul

Cılız ayak bilekleri çıplak

Üşürken minik parmakları

Düşleri bile yoksul...

Söylesene

O da özgür mü baba?

5 Nisan 2017 Çarşamba

Kim Derdi

Kim derdi ki
Güneş doğmayacak bir daha
Dereler akmayacak 
Şırıl şırıl
Yazmayacak kalem
Kim derdi ki açmayacak bahar
Gül kokmayacak bebek
Ve gün ışımayacak arsızca!..

25 Mart 2017 Cumartesi

Sessizliğin Ölümü



Mavi beyaz bir göğün altında
Sessiz ve şaşkın bir serçe ağlıyor
Bir çağlayan akıyor, isteksizce bir yanda
Koca çınar yan yatmış öte yanda
Dallar yorgun, küskün
Ve bakıyor bir serçe, üzgün
Ne anlamsız bir mart ayazı bu
Hani nerede bahar?!..

12 Mart 2017 Pazar

Bakış Açısı


Işığı görmüyorsan
Ayın neresinde durduğuna bak!
Zifiri karanlığı görüyorsan
Işığa balçık çalan ruhuna bak!

22 Aralık 2016 Perşembe

Pişmanlık


Gözyaşının da kokusu varmış
Bir de rengi
İkisi de beyaz
Ne var ki
Ben çekemem içime
Duru su gibi

İçtikçe solar, kokladıkça dolar
Ciğerlerime
Beyaz...

Acının da kokusu varmış
Bir de rengi
Kapkara, düşlerim gibi
Ne var ki
Ben düşemem içine
Sabahsız bir gece gibi

Düş'tükçe solar, kokladıkça dolar
Düşlerime
Siyah...

Pişmanlığın da kokusu varmış
Bir de rengi
İkisi de gece mavisi
Ne var ki
Ben dönemem geriye
Keşkesiz gün gibi

Baktıkça acır, andıkça yanar
Dünlerimde
Mavi...

29 Kasım 2016 Salı

Mavi


Mavi kadar çok olsam
Kimileyin açık, gök mavisi
 Karanlık kimileyin, gece mavisi 
Mavi kadar kararsız
Ve de engin olsam

Işık, gök, deniz
Ve de umut kadar mavi
Bulutlar uçsa üstümde
Ve kuşlar...
Balıklar yüzse göğsümde
Deniz mavisi

Mavi gibi coşsam
Coştukça mavi dolsam
Bebek gözleri gibi
Süt mavisi




22 Kasım 2016 Salı

Dünya Dar Bugün


Çocuk olsam, diyorum
Yok yok, olmaz
Çocuğa dünya dar bugün
Kadın olsam, diyorum
Vazgeçtim, olmaz
Kadına dünya dar bugün
Adam olsam, diyorum
O da zor
Adam olana dünya dar bugün
İnsan olsam, diyorum
Yok olmaz
Baksana, insanlık kimlere kalmış
İnsan olana dünya dar bugün

18 Ekim 2016 Salı

Su


Çakıl taşlarını unutarak
Döküle saçıla akar durur
Her parçası bir yerlerde
Bölünerek bin parça gurur
Yolunu bir gün bulur elbet

Lakin




Lakin
Vakit doldu dolacak
Sinsi düşman, hınzır
Kapının ardında gizlice 
Bekliyor, vurmaya hazır

Yazdım sayfalar dolusu
İçi dolmadı sözün
Bekleme
Şeytan 
Git işine
Anlatacağım bir gün

15 Ekim 2016 Cumartesi

Göktaşı

İki taş düştü gökten
İki yıldız kaydı sanki
Biri karalara büründü de
Apak oldu biri 
Toprağım kan kırmızı
Alev düştü göğsümden
İki taş
İki yıldız misali
Kayıp düştü gönlümden

27 Haziran 2016 Pazartesi

Fakir


Firkatin yaktı gökteki lambayı
Ağlamaktan kör oldu beyaz bulut
Kahrettikçe  döktü incilerini
İlk bakire, adı umut
Reyhan kokan dağlarda

22 Haziran 2016 Çarşamba

Horoz İbiği


Kadife yumuşaklığında
Kırmızının alazında
Belki ben de doğdum
Horoz ibiği çiçeğim
Senin kollarında

Sınır tanımayan 
Bir bulut yumuşaklığında
Uyuyup yeniden doğdum
Sevda çiçeğim
Senin sıcaklığında

Arşiv

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *