ceza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ceza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Kabil / Jose Saramago


"... Daha kötüsünü yapmak için doğanlar var."


İnsan gerekli miydi, tüm kötülüğü dünyaya yayan insanoğluna Tanrı neden izin verdi, insan olmasaydı, dünya acaba daha güzel bir yer olur muydu?


Jose Saramago'nun son romanı Kabil, insanlığın başlangıcına geri dönen bir kurgu içinde insanı, suç ve cezayı, var oluşu, insana özgü sevgi ve nefret gibi duyguları sorguluyor, tabi okuruna da sorgulatıyor. İlk insan, ilk suç, ihtirasın yeryüzüne yayılışı, cezalandırılan topluluklar ve zaman-mekan kaosu... Edebiyat içinde felsefe, felsefe içinde edebiyat...

31 Ocak 2016 Pazar

Eşik



                    _ Eşikten geçemezsin
                                                       bedelini ödemeden!
                    _ Ama ben!..

                       Ödedim tüm bedelleri
                       Her yanlışta bir ömür verdim
                                                                    diyetine
                       Her kavgada bir baş
                       Her savaşta oluk oluk kan
                       Her cezada
                       Kestim biletimi
                                              kendi hücreme

                       Kamburum yok ki benim
                       Ödedim diyetini
                       Her ne varsa, tüm bedelleri...

                       Daha nesine bu set çekmeler
                       Umuda 'dur' demeler
                       Nesine bu ceza?

                       Her cephede savaştım 
                                                         ben

                        Kavgam yok ki benim
                        Ne kendimle ne de kaderle
                        Ödedim diyetimi
                                                 geçerim!

                       Ey hayat!
                       Can istedin, can verdim
                       Kan istedin, kan verdim
                       Çekil artık önümden!
                       Tüm bedelleri ödedim
                                                        geçerim!

21 Ocak 2016 Perşembe

Deli mi ne!..

vay be!..
delirmek ne güzelmiş
zahmetsiz iş
ilişmezmiş kimse eteğine
ne de olsa, deli işte...

ne ceza, ne keder
uğramaz hiç kapıma
sevdim ben bu işi be!
deli olmak yakıştı bana

2 Aralık 2015 Çarşamba

Hestia

Ekranda bir şiir vardı, okudu sessizce. Dışarıda sulu kar, aklında Nazım... Tahir'le Zühre kadar, Piraye'ye Mektuplar kadar, Mavi Gözlü Dev kadar derindi düşünceler. Şiire baktı yeniden, bir of çekti. Kızdı kendine, yazmamalıydım bunları, dedi, tümünü yakmalıyım... Kendinden utandı sonra, yanması gerekenin şiir olmadığını anlayarak... Yazmalıydı, hep yazacaktı, Nazım'ca olmasa da... Kendince yazacaktı, akana kadar damardaki tüm kanı, son sayfayı da kanıyla imzalayacaktı.

Ayağa kalktı ve mırıldandı yeniden: Hestia...

Mavi, eli kalem tuttuğundan beri şiir yazar, şiir okurdu ama bu başka bir şeydi artık onun için. Bir trans hali adeta, bir kendinden geçiş, bir kayboluştu. Başka nesi vardı ki dertleşecek, sadece dizeleri ve Hestia...

Huzur dedi, biraz yüksek, neredeyse bağırırcasına. Huzur, yalansız, hilesiz, çıkarsız... Sadece huzur... Ve huzurun tanrıçası Hestia...

17 Kasım 2015 Salı

Bunu Sen Yaptın


Yine çekmiyor, sinyal yok, diye söylendi boş duvarlara bakarak. Hiç çerçeve yoktu, çivi izleri çirkin birer leke gibi duruyordu. Sinirlendi yine, niye olduğunu bilemeden. Çerçevelerin inmesi yetmez, bütün eşyalar gitmeli gözümün önünden, her şey yok olmalı, hiç var olmamış gibi...

Kalktı, bir kez daha uzandı telefona, sinyal yok; televizyon da çalışmıyor telefon da. Yağmurdan mı acaba?..

9 Kasım 2015 Pazartesi

Kızlar Manastırı / Sabit Sümer


"Adalet, ilk kez intikamın ellerinden geldi."


"12 Aralık 1862

Tepedeki karaağaçların arasında aç bir kurt uludu, vadinin aşağılarında bir diğeri, onu acı acı yanıtladı.

Kuru ayaz, evlere istiflenmiş kalın, reçineli kütüklerle budaklı dalları, engellenemez bir iştahla tüketiyor, taş bacalardan süzülen boz bir duman, kasabanın üzerine çöreklenmiş yoğun sise karışarak en yakın evleri bile birbirine görünmez kılıyordu."

9 Eylül 2015 Çarşamba

Masalların İçi Boş

Bu Masalı Anlatmayın Kimseye

 “Bir varmış,bir yokmuş/Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde/Deve tellal iken, pire berber iken/Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…”
diye başlamadı hiç bu masal.


Anlatılamadı dilden dile
Kutulara saklandı
İzbe köşelere gizlendi

Ölüm Yorgunu Düşler


Adım yalnızlık olsun
Ölümse gerçek dost!..

22 Haziran 2015 Pazartesi

Sleepers / Film


SLEEPERS

             Ben çok fazla film izlemem ama  izlediğim bazı filmleri de klasikleştiririm kendi içimde. Yani benim her dönemimde aynı değeri taşır onlar. İşte bu filmlerden birini, ’96 yılında izlediğim ve çok etkilendiğim  Sleepers’i paylaşmak istiyorum. Yıllar sonra tekrar izledim  Sleepers’ı ve bu kez daha da çok sevdim. Oyunculuk ve konu mükemmel bana göre, teknik eleştiriyi film eleştirmenlerine bırakıp sıradan bir izleyici olarak gördüklerimi anlatıyorum sadece.

Masal / Şiir

Bu Masalı Anlatmayın Kimseye

Bu Masalı Anlatmayın Kimseye

 “Bir varmış,bir yokmuş
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde
Deve tellal iken,pire berber iken
Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…”
diye başlamadı hiç bu masal

Arşiv

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *