Orta Asya'dan Anadolu'ya ve dünyanın çeşitli yerlerine göçlerle yayılan atalarımız, Türk dilini de beraberlerinde taşımışlar doğal olarak. Zira dil, bir ulusun kültürünün aynasıdır, o ulusla birlikte değişir, gelişir ve yaşar. İnsanın ve uygarlığın en önemli aracı dildir. İşte bizim dilimiz de tarihi bilinmeyen eski çağlardan bu yana değişimler göstermiş, ön Türkçe dediğimiz iki büyük lehçeden günümüze ulaşmıştır. Bu lehçeler Yakutça ve Çuvaşça'dır. Daha sonra tarihi bilinen dönemlerde de Oğuzca, Kazakça, Çağatayca-Özbekçe, Azerice, Kırgızca, Kıpçakça, Tatarca gibi şivelere ayrılmıştır.
dil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Haziran 2016 Cuma
Dilimizin Tarihçesi
11 Mart 2016 Cuma
Nurullah Ataç
Türk edebiyatına batılı anlamda deneme yazı türünü kazandıran dilci yazarımızdır Nurullah Ataç, deneme yazarı olduğu kadar bir eleştirmendir de. Aynı zamanda Türkçenin doğru ve etkili kullanımında da öncü isimlerdendir. Cumhuriyet döneminin düşünürlerinden de olan Nurullah Ataç, eleştiriyi de ciddi bir yazı türü olarak tanıtmış ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. Önceleri öznel eleştiriden yana olsa da sonraları bunun yanlışlığını görmüş ve nesnel bakış açısıyla eleştiriler yazmıştır. Nesnel değerlendirmenin önemini vurgulayan Nurullah Ataç, Türk eleştirisinin kuramını da oluşturmaya çalışmış bir üstattır. Öyle ki, hem olumlu hem de olumsuz eleştirileri edebiyatımızın gelişimine büyük katkı sağlamıştır.
Etiketler:
Benim Köşem,
Cumhuriyet dönemi,
deneme,
dil,
düşünce,
eleştiri,
eser,
Türkçe
3 Şubat 2016 Çarşamba
Divan Şiiri
Anadolu'da 13. yüzyılda başlayan ve 19. yüzyılın sonlarına kadar süren, kendine özgü kuralları olan bir şiir geleneği vardır. Bu şiir geleneği, Türkler islamiyeti kabul ettikten sonra, Arap ve İran edebiyatlarının etkisinde gelişerek oluşmuştur.
Türk şairleri tarafından başlangıçta taklit edilen, sonraki dönemlerde daha üstün örneklerle devam eden Divan şiiri, yeni bir edebiyat anlayışı ve yeni bir dil olarak karşımıza çıkmıştır ve 6. yüzyıl boyunca varlığını sürdürebilmiştir.
21 Ocak 2016 Perşembe
Kutadgu Bilig (1069-1070) / Yusuf Has Hacip
İslam kültürü etkisinde gelişmeye başlayan Türk edebiyatı, İslamlık öncesi geleneklerle yeni kültür anlayışlarının birlikte kullanıldığı bir geçiş dönemidir. 11. ve 12. yüzyılları kapsayan bu dönemde, Anadolu dışında dört büyük eser verilmiştir. Bunların ilki Kutadgu Bilig'dir.
Etiketler:
adalet,
ahlak siyaset,
Bilgi,
dil,
dinleme,
Hakaniye,
İslamiyet,
Kitap İnceleme,
konuşma,
mesnevi,
nasihat,
Türkçe
27 Kasım 2015 Cuma
Anıtkabir / Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1938'de ölümünden on beş yıl sonra defnedildiği Anıtkabir, gerek mimarisi gerekse müzeleri, panoramaları, tabloları ve yarattığı atmosferle, yaşadığımız savaşları, acı kayıplarımızı ve atalarımızın üstün mücadele gücünü kavramamız için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer. Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda'nın mimari zekalarının ürünü olan ve dokuz yılda tamamlanan Anıtkabir, sadece bir anıt mezar değil; Çanakkale Savaşı, Büyük Taarruz ve Sakarya Meydan Muharebesinin bir panoraması, kurtuluş mücadelemizin adeta canlı bir fotoğrafı ve bir devrin özeti niteliğinde. Bu nedenle, mezar ziyaretinden ziyade, tarih dersi almaya gittiğim bir yer olmuştur hayatımın her evresinde. Özellikle müzeler, her seferinde tüylerimi diken diken etmiştir. Yine öyle oldu, son ziyaretimde bir kez daha...
10 Eylül 2015 Perşembe
Türkçe "Off" / Feyza Hepçilingirler
"İki haftada bir yeryüzünden bir dil eksiliyor."
Hem eğlenceli hem de kaynak niteliğinde bir kitap Türkçe "Off"... Dilimizle ilgili sıkıntıların her geçen gün arttığını fark eden yazar 'ne yapabilirim' diye düşünüp dille ilgili yazılara yönelmiştir. Türkçe "Off"ta da bolca yanlış kullanım örnekleri vermiş, hem de en komiklerinden. Türkçeyi nasıl katlettiğimizi akıcı bir dille ve ünlülerin cümleleriyle önümüze seriyor yazar. 1997'de basılan kitap, hâlâ güncelliğini koruduğu gibi, benim de başucu kitabım olmaya devam ediyor.
Kitap dokuz bölüme ayrılmış: Siyasilerin Dili, Kağıttan Kardinaller, Merhaba Diyorum Size, Biraz da Dilbilgisi, Şarkılar Neyi Söyler? Seslendir(eme), Şapkalar Kalktı mı?, Reklam Ötetesi, Siz Kimsiz?
"Gözüm en çok gençlerde" diyor Feyza Hepçilingirler. sanırım gerçekten de en çok onlar özen göstermeli, böyle kitapları en çok onlar okumalı. Çünkü yetişkinlerde büyük bir karmaşa var dil konusunda. Kimileri Osmanlıca sever, kimileri Osmanlıca düşmanı... Bir de Batı dillerinin yerli yersiz dilimize yerleşmiş kelimeleri var ki, onlar hepten facia. Hangi dilden gelmiş olursa olsun, ilk kural sözcüğün anlamını ve kullanım yerlerini iyi bilmek olmalı ama nerdeeee!.. Aklımıza nasıl eserse öyle kullanıyoruz biz. Bütün bunların ötesinde bir de cümle yapısını bozma adetimiz var. Saymakla bitmiyor, gafları söylemedim bile. İşte Feyza Hepçilingirler, kitabında bunları örneklendirmiş, çok da komik örnekler doğrusu. Sıkılmadan okuyorsunuz, hatta bolca da gülerek...
Kendi ifadesine göre bu 'hem bir medya eleştirisi hem de bir dil yanlışları kitabı'. Örneklerin sahibi de hepimizin bildiği kişiler, siyasetçiler, mankenler, haber spikerleri, oyuncular... Böyle olunca da daha ilginç ve eğlenceli olmuş doğrusu.
Dil yaşayan bir varlıktır deriz hep, öyledir de. Değişime açıktır, önemli olan değişimin dili bozmaması. Kuşaklar arasında uçurum yaratmaması ve saçma sapan bir hale sokmaması. Yalnızca yabancı sözcük akımı ya da bunların yanlış kullanımı değil sanırım dilimizin sorunu. Yazım noktalamadan tutun da, söylenenle niyet arasındaki farka kadar her şey...
Bence gençlerin, özellikle liselilerin ve Türk Dil- Edebiyatı öğretmenlerinin mutlaka okuması gereken bir kitap bu. Hatta derslerde anlatım bozukluğu konusunda örnekleri kullanılabilir. Ben denedim, oldukça işe yarıyor doğrusu.
Keyifli okumalar...
Etiketler:
dil,
dilbilgisi,
gaf,
genç,
Kitap,
Kitap İnceleme,
komik,
lise,
öğrenci,
örnek,
saçma cümleler,
siyasi,
Türkçe,
yabancı,
yanlış
22 Haziran 2015 Pazartesi
Olimbera
Ey Olimbera’m dinle beni!
Sen ki Olimbera!
Işık saçarken etrafına
Dilindeki gülleri ben derlerim
Sakın meraklanma
Küçük denizim ol
Yelken açar süzülürüm
Sana Olimbera
21 Haziran 2015 Pazar
Acıtır
Bırak düşman vursun hançerini
Yeter ki sevilen tuz basmasın yaraya
En ağır işkenceyi çektirsin el oğlu
Ne yazar



