Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1938'de ölümünden on beş yıl sonra defnedildiği Anıtkabir, gerek mimarisi gerekse müzeleri, panoramaları, tabloları ve yarattığı atmosferle, yaşadığımız savaşları, acı kayıplarımızı ve atalarımızın üstün mücadele gücünü kavramamız için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer. Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda'nın mimari zekalarının ürünü olan ve dokuz yılda tamamlanan Anıtkabir, sadece bir anıt mezar değil; Çanakkale Savaşı, Büyük Taarruz ve Sakarya Meydan Muharebesinin bir panoraması, kurtuluş mücadelemizin adeta canlı bir fotoğrafı ve bir devrin özeti niteliğinde. Bu nedenle, mezar ziyaretinden ziyade, tarih dersi almaya gittiğim bir yer olmuştur hayatımın her evresinde. Özellikle müzeler, her seferinde tüylerimi diken diken etmiştir. Yine öyle oldu, son ziyaretimde bir kez daha...
Ata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Kasım 2015 Cuma
26 Kasım 2015 Perşembe
Anıtkabir
Kasvetli kasım günlerinin en huzur veren etkinliği...
Ata'mı ziyaret ettim bugün bir kez daha. Yaşadığımız buhranlı günlerin karanlığını geride bırakıp Ata'mın ışıltısını yüreğimde toplayıp döndüm. Bazı insanlar için yaşarken gölgesi bile yeter deriz ya, o da öyle işte... Bazen bir ziyaret, bazen bir fotoğraf, varlığıyla hep ışık oldu hayatıma, bugün umutla doldum bir kez daha.
Aynı zamana doğup hayatının bir parçası olmayı isteyeceğim ender insan, gerçek bir lider, büyük adam... Ölümünden sonra bile hissedilen bir enerjisi var onun, işte ben her güne o enerji yüklü gözlerine bakarak başlarım Ata'mın. Yatak odamın duvarında İbrahim Çallı'nın yağlı boya bir tablosundan fotoğraflanmış portresi asılı, onunla 'günaydın' derim her sabah yeni umutlara, yeni nefeslere, yeni güne... İşte Anıtkabir ziyareti de benim için böyle bir şey, yaşadığı hayattan çok şey öğrendiğim o dahiye yürekten bir selam götürdüm bugün yine.
İlk öğretmenim, ilk aşkım, büyük Ata'm merhaba!..