siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2017 Perşembe

Görmek / Jose Saramago


Sisteme karşı yapılmış ciddi bir saldırı mı, yoksa olağan dışı yağan yağmurun olağan sonucu mu? Geç de olsa başlayan seçimin boş oylarla sonuçlanan trajikomik hikayesi... 

Belediye seçimine hazırlanan, adı bilinmeyen bir kentte, sandıklar hazırlanmış beklenirken, kovalardan dökülürcesine yağan yağmurla başlıyor romanımız. Sokaklar bomboş, oy kullanmaya gelen kimse yok, günün yarısı boş seçim sandıklarının başında umutla beklemekle geçiyor. Yağmur dinip de halk seçim bölgelerine gitmeye başladığında ise bu iş için zamanın oldukça daraldığı fark ediliyor. Yine de tüm olumsuz koşullara rağmen oy kullanma işlemi tamamlanıyor. İşte asıl kaos da bundan sonra başlıyor.

Oyların büyük çoğunluğu boş ne yazık ki! Bu beklenmedik durum, hükumetin sıkıyönetim ilanıyla sonuçlanıyor ve tabi, tahmin edileceği üzere, zihnimizi harekete geçirecek olaylar zinciri de başlamış oluyor.

27 Ocak 2016 Çarşamba

Gölgede Kalan Yıllar / Memet Fuat


"Piraye öldü. Dün gece. Kaçta bilmiyorum. Bir iki kaşık süt içirmeye çalışıp başaramadığımızda saat yediyi biraz geçiyordu. Yan çevirip üstünü örttük. İki gündür gözlerini açmıyor, hiçbir şey yemek istemiyordu. Sürekli uykuda gibiydi."

Piraye ile Nazmı ve aralarındaki büyük aşk, ardından gelen ayrılık... Her ikisinin de geçmişleri, aile bağları, çevrelerindeki sanatçılar ve tabi İstanbul... 

24 Ocak 2016 Pazar

Düzyazı Türleri 1 / Anı

İnsanları anı yazmaya yönelten nedir, belleğimizde iz bırakan olayları niye yazmak ihtiyacı hissederiz? Acaba üstat kalemlerin dediği gibi, ölümün elinden bir şeyler kurtarmak için midir bilinmez. Ama kesin olan bir şey var ki, önemli ve isim yapmış kişilerin anıları, tarih ve edebiyat alanlarına ışık tutar, kaynaklık yapar. Geçmişte yaşanan önemli olay ve kişilerin bilinmeyen yönlerini aydınlatır, yazıldıkları dönemin koşullarını yansıtır.  Bu nedenle, önemli yazı türlerindendir anılar.

Çoğumuz, yaşadıklarımızın bizimle birlikte yok olup gitmesini pek istemeyiz. Özellikle tanık olunan toplumsal, tarihsel bir olaysa, o olaya tanıklık eden kişi, gördüklerinin bir şekilde anlatılmasını diler. Kalem erbabı kişiler de bu durumları anı yazılarıyla geleceğe bırakır, böylelikle hem topluma hem de tarihe katkıda bulunmuş olur. Yaşadığı dönemle bir çeşit hesaplaşmadır aslında bu yazılar.

Bütün toplumlarda çalkantılı dönemler olmuştur: savaşlar, göçler, devrimler... Bu dönemlere tanıklık eden insanların hafızası, sonraki dönemler için çok önemlidir. Zira toplumların ve insanların hayatını geçmiş şekillendirir geleceği de umut kurar. Bugünü kurgulayan da, geleceği  şekillendiren de geçmiştir, geçmişi şekillendirense anılar...

İşte bütün bu sebeplerle, geçmişten günümüze anılar hep yazılagelmiştir, devlet adamlarından, siyasetçilere, askerlere, bilim insanlarından sanatçılara kadar... Yaşanmış her ne varsa... İlgi çekici, öğretici, ders verici, insanı ve toplumu sorgulamaya yönelten anılar...

Bir edebiyat türü olan anıların ilk örnekleri çok eski çağlarda ortaya çıkmıştır. MÖ. ilk çağ yazarlarıyla başlar bu türün oluşumu, günümüzde hala önemini korumakta ve gelecekte de büyük ihtimalle yazılmaya devam edecek bir düz yazı türü bu. Çünkü gerçek yaşam ve gerçek gözlemler söz konusu. İster edebi nitelik taşısın isterse sadece siyasal, toplumsal nitelikte olsun, anılar önemli birer kaynaktır.

Anı türü ilk çağdan itibaren var demiştik. Ksenophon'un Anabasis'i bu türün ilk örneği kabul edilir. Yunan filozofu Platon ( Eflatun)'un eserlerinin pek çoğu, Romalı Sezar'ın savaşlarla ilgili yazdıkları  yine anı şeklindedir. Bizde bu türün gelişimi 19. yüzyılın sonlarına denk gelir ama yine de ilk yazılı belgelerimiz olarak kabul ettiğimiz Göktürk Yazıtları'nda izlerini görmek mümkündür. 

Hem Dünya edebiyatında hem Türk edebiyatında önemli bir tür olan anılar günümüzde de gelişmiş bir yazı türü olarak varlığını sürdürmektedir. 

12 Eylül 2015 Cumartesi

Okuyun!


Okuma hevesimi dünyanın bütün hazinelerine değişmem, diyor Tolstoy.

Okuma aşkı, kitap sevgisi... Kazanmamız ve çocuklarımıza kazandırmamız gereken en önemli alışkanlık, en yararlı bağımlılık... Sürünün bir parçası olmak değil de, fark yaratmak istiyorsanız hayatta, okuyun! Hayatı algılamak istiyorsanız, yine, okuyun! Kendinizi anlamak istiyorsanız da okuyun! Aslında her ihtiyaca cevap veren bir hobi bu. Kimin neye ihtiyacı varsa onu karşılayacak bir kitap da var. Yeter ki, arayın ve bulun!


Arşiv

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *