ütopya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ütopya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2016 Perşembe

Memleket


Şairin 40'lı yılların Türkiye'sinde dile getirdiği bu istekler, günümüz Türkiye'si için adeta ütopya haline geldi. Belki yüzde yüz mutluluk, sınırsız refah, bolluk, bereket imkansız ama bari ortalama bir huzuru yakalasak artık bu memlekette.  Tamam, dünyanın en mutlu ülkesi olamayacağız ama hiç değilse ön sıralara yakın bir yerlerde dursak. Ölümler ecelden, koşuşturmalar günlük rutinden olsa!... 

Geçmişe dönüp bakabilsek hep birlikte, bu topraklarda yaşamanın hatta hayatta olabilmenin kıymetini bileceğiz elbette. Tarihimiz savaşlarla dolu, günümüzse bin beter... Terör, ihanet, katliam, aile içi şiddet... Ne ararsanız var yani.

Her şeyi yok ederek ilerleyen bir güruh var yanı başımızda. Doğayı, insanı, yaşamı katlederek hayatta kalan bir güruh... Ne uğruna? Nasıl bir dünya uğruna bu savaşlar, bu terör, ırzına geçilmiş bir toplum?..

Umutsuzluğa kapılmamak için kendimle mücadele halindeyim sürekli. Çok kolay olmasa da, huzur ve refah ülkesi haline geleceğimiz günlerin umudunu taşımak istiyorum hala. Çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği için. Bizler çok şey gördük bu topraklarda, çok acıları gömdük içimize. Her gün yeni travmalar yaşadık ne yazık ki toplumca. Şehit haberlerinden yorulduk, terör kurbanlarına baş sağlığı dilemekten usandık, utanır olduk 'iyiyiz' demekten...

Nasıl bir memleket istiyorsak, hepimiz onu inşa etmek için çabalamalıyız. Herkes üzerine düşeni yapsın! Liderlerden, siyasilerden en küçük vatandaşa kadar hepimize görev düşüyor, öyle değil mi?

Huzur ülkesi Türkiye hayaliyle!..

15 Ağustos 2015 Cumartesi

Nasıl Bir Toplum, Nasıl Bir Düzen


Doğaya baktığımızda, her canlı türünün kendine göre bir düzeni var. Koloni ve sürüler halinde yaşayanların birçoğunun, büyük bir dayanışma içinde olduğunu görürüz: arılar, karıncalar... Bu hayvanların, içgüdüsel de olsa, aralarında bir işbirliği vardır. Yazılı bir kanunları yok tabi, amaçları türün devamını sağlamak, zira evrenin kuralı bu. 

İnsanoğluna gelince, ondan zavallısı yok, ne yazık ki!.. Tarih sahnesinde görünmeye başladığından bu yana, düzen kurma peşinde. Modern çağ dediğimiz günümüzde bile, durum içler acısı aslında. İçinde bulunduğumuz düzende amaç, zayıf olanı, korumasız olanı kanunlarla korumak, zorbalara engel olmak... Vatandaş kavramı da buradan geliyor. Devlet, vatandaşlarını güvence altında yaşatmakla yükümlü. Ama bu kez de, yönetenlerin zorbalığı devreye giriyor ya da başka güçlü devletlerin bazı dayatmaları...

Arşiv

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *