" Huvat Aktaş'ın bir gündüz bir gece süren yolculuğu, bir öğle vakti Alacaüvek Köyü ağılının başında son buldu. Bu kez masmavi bir otobüsle çıkagelmişti köye. Otobüs yol boyunca epeyce toz yutmuştu ama yine de güneşin kızgın ışıkları altında ayna gibi parlıyordu."
kent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Kasım 2015 Pazartesi
25 Eylül 2015 Cuma
Gidesim Var
Gidesim var çok uzaklara
Boşluğa uzun bir yolculuğa...
Gitmek
Yavru kediyi arkada bırakıp gitmek…
Ne için, kim için belli değil ama
Sadece çekip gitmek…
Zincirleri kırarak ve
Halkaları da boynunda taşıyarak gitmek…
10 Temmuz 2015 Cuma
Kiraz
Dağların eteklerinde, derme çatma küçük bir kulübede
yaşıyordu Kiraz. Yürüye yürüye yolu yarılamıştı sessizce, yürüyordu zirveye... Vardığında oraya,
gidecek bir yer kalmayacaktı artık. Geriye dönüp bakacak ve bir yıldıza tutunup
gidecekti gerçek boşluğa. Şimdilik yaşıyordu, bir dağın eteğindeki nehir
kıyısında...
Sildi
süpürdü evini her sabah, bugün de yaşanacak şeyler varmış, ‘ya nasip’ diyerek. Ne umudun elini bıraktı ne de eksik
tuttu hayatı sevmeyi. Herkesin ruh ikizi olmazmış, o da yalnız gelenlerdendi,
yalnız gidecekti…
