eğlenceli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğlenceli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Filin Yolculuğu / J. Saramago




"Ölüm yaşamın asıl yaratıcısı"


Saramago okumaya Körlük romanıyla başladım, sanırım doğru bir tercih yapmışım, zira benim için hala baş eseri o. Ardından Kabil geldi, o da çok güzeldi. Bu yazar baş köşeme yerleşince, doğal olarak diğer kitaplarını da merak ettim. Filin Yolculuğu hem adı hem de kapağı açısından ilgimi çekti ve okumaya başladım. Zira filleri hep çok sevmişimdir ve romanın kapağı daha önce okuduğum bir kitabın kapağına çok benziyordu: Ustam ve Ben. Okumam için iki önemli sebep... Tabi yazara olan sevgim en önemlisiydi.

İlk hayal kırıklığını kitabı okumaya başladığımda hissettim ama tabi Saramago'nun değil Elif Şafak'ın yarattığı bir hayal kırıklığıydı bu. Zira Ustam ve Ben'i de severek okumuştum. Ama belli ki Saramago ondan çok önce yazmış Filin Yolculuğu'nu.  Ben okumakta gecikmişim, ne yazık ki! Yaşadığım hayal kırıklığını tarif edemem. Sayfalar ilerledikçe elimdeki kitabın Ustam ve Ben'in şablonu olduğunu anladığımda çok üzüldüm doğrusu. Buna ne gerek vardı, diye düşünmeden edemedim. Elif Şafak'tan bunu beklemezdim. Oluyor işte, ne yapalım!..

Filler her zaman ilgimi çekmiştir. Hem azametli, hem de sevimli gelirler bana, asil bir duruşları vardır, her şeyiyle bambaşkadırlar. Sanırım onlarla ilgili bir kitap görünce çekiyor beni.  

8 Haziran 2016 Çarşamba

Türkü


Eskiden beri türkülerin yeri ayrıdır gönlümde, zira her duyguya bir karşılık vardır onlarda. Ezgileri başka türlü işler içime, sözleri başka türlü... Doğa, kahramanlık, törenler, ölüm, ayrılık, aşk, iş türküleri... Ne türden ararsanız var yani. Kimi eğlenceli kimi acıklı türküler, her zaman benim baş tacım oldu. Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun dediği gibi: " Köy türküleri, dilimizin tuzu biberi"...

Köprüye varınca köprü yıkıldı
Üç yüz atlı birden suya döküldü
Nice yiğitlerin beli büküldü

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Ağıtlar, acı ve vakitsiz ölümleri anlatan türkülerimizdir. Hastalık, cinayet, kaza gibi nedenlerle yaşanan ölümler için yakılır. Daha çok da çocuk ve genç ölümlerini anlatır. Sözleri kadar ezgileri de acıklıdır. Kızılırmak köprüsünün yıkılmasıyla boğularak ölen Hürü gelin ağıtı gibi... Bazıları da o kadar eğlencelidir ki, her duyduğumda içimi bir neşe kaplar, gülerim.

Sabahleyin erken çifte giderken, aman aman
Öküzüm torbadan düşmüş gördün mü?

Manda yuva yapmış söğüt dalına, aman aman
Yavrusunu sinek kapmış gördün mü?


Edebiyatımız koca bir derya, çeşitli ezgilerle söylenen anonim halk şiirinin bir parçası olan türküler de bu enginliğin içinde ışıldayan bir hazine. Söyleyeni belli, aşık tarzı ürünlerinden olan türküler de var bu deryada. Hem anonim hem aşık tarzı ürünlerinde var olan bu tür, Türk edebiyatının en zengin alanıdır.

Bentleri, yapı ve sözleri bakımından iki bölümden oluşur. Birinci bölüm, türkünün asıl sözlerinin bulunduğu, diğeri ise, kavuştak dediğimiz bağlama dizelerinin bulunduğu bölümdür. En çok akılda kalan bölüm bağlamayı yapan nakaratlardır, o nedenle de çoğunlukla bu kavuştak dizeleriyle adlandırırız türkülerimizi. Tabi sadece dörtlüklerden oluşan kavuştaksız türkülerimiz de var ya da üçlüklerle kurulanlar, mani tipinde olanlar, karşılıklı konuşma şekinde olanlar, beyitlerle kurulanlar vs.

Senin yazın kışa benzer
Bir sevdalı başa benzer
Çok içmiş sarhoşa benzer
Duman eksilmeyen dağlar

A dağlar ah ulu dağlar
Eşinden ayrılan dağlar

Her birinin ayrı bir hikayesi, bir yaşanmışlığı vardır. Her biri yüzyılları aşarak günümüze ulaşmış bizden kopan ve bizi tamamlayan parçalardır. Müziğin her türlüsü değerli tabi ama türküler bir başka vesselam. Benim gönlümde bağlama sesinin yerini alacak bir başka saz yok, bağlama ve türkü, hele bir de duygusalsa, alır götürür başka diyarlara...

Sen de gider isen bizim illere
Sana neler diycem dur seher yeli
Tanrı emanetim yare bir selam
Götür bir tenhada ver seher yeli

...

Eser seher yeli sabaha yakın
Nazlı yar uykuda uyarman sakın
Açılmış gerdanı benlere bakın
Düşünde ne görür sor seher yeli




Arşiv

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *