Anima Mundi (Dünyanın Ruhu)
“Başlangıç boşluktu.”
Ailesiyle İtalya’da yaşayan Walter edebiyat ve şiir
sevdalısıdır. Çevre ve aile baskısı, onu o kadar bunaltır ki, roman yazmak için
Roma’ya kaçar. Artık büyük tutkusu için yaşayacaktır. Emekle ve sabırla, kağıda
döker hayallerini, düşüncelerini. Güçlüklere katlanır ama yılmaz. Sonunda
romanını bitirir ve yayımlatır. Tabi sonuç hayal kırıklığı… Hayat her zaman
isteneni vermiyor değil mi? Walter’in romanı doğal olarak büyük bir başarı
getirmemiştir ona. Çünkü o, bir ‘ ilk roman’dır, tanınmayan bir yazara aittir
ve pek çok roman içinde kaybolup gitmiştir. Bu nedenle de istenilen başarıyı
sağlamamıştır Walter’e. Yazarlık serüveni onu geniş bir çevrenin de parçası
yapacaktır. Bir hayal kırıklığı daha… O çevreden edindiği kadın arkadaşıyla
yaşadığı aşkın hüsranı…
“Yeniden
doğmalısınız.” diyordu Tanrı. “ Yel istediği yerde eser, onun sadece sesini
işitirsin ama nerden gelip nereye gittiğini bilemezsin.”
