"Vaktiyle pek erken olarak, bulanık nazarlarıma görünmüş olan hayaletler, gene yaklaşıyorsunuz. Bu sefer sizi yakalamaya teşebbüs edeyim mi dersiniz? Kalbimde o evhama karşı hala bir meyil duyuyor muyum acaba? Hep üşüşüyorsunuz! Peki öyleyse, buharların ve sislerin içinden çıkarak, etrafımda yükseldiğiniz gibi, hükümran olunuz bakalım. "
Goethe kendi hafızasına hitap ediyor burada, kafasında bulanık hayalet görüntüleri ve Faust'la canlanacak olan şahsiyetleri hatırlayarak. Bu bakımdan Faust için tüm yaşamının ve eserlerinin gözden geçirilmesi, yazarlık yaratılarının birleşimi diyebiliriz. Ona ilham veren titrek hayalleri yakalayarak hayal gücünün sınırlarını aşma çabasıyla yazıyor Faust'u. O hayaller beraberinde sevinçli günlerin hayallerini sunuyor yazara. Gölgeler canlanıyor yazarın tahayyülünde, onu yazmaya iten gölgeler... Sevimli, sevgili gölgeler, ıstırapları hatırlatan girdaplar...
